Gene sükunetini giyinmişti gecenin karanlığı..her zamankinden farklı olarak ruhum üşüyordu hiç sebepsiz…gidişinin yasını tutuyordu ellerime dokunan yalnızlık..belki de yokluğunu anlatan ilk sancımdı gözlerimden boşalanlar..boş odamda herşeyi geri sararken biçimsiz olanlara ilişiyordu gözlerim…hepsine bir anı yakıştırıp ölümsüzleştiriyordum tüm saçmalıklarımı..kalbim siyahlara bürünüp son feryatlarını koparırken ucuna yalnızlığımı taktığım sigaram sönüyordu tıpkı benim gibi..
Sönerken sigaram ve giderken sevgilim, isyan bayraklarını dikmişti ruhum aklıma..kabullenemiyordumm bu gidişi..senler ben yapılmıştı bizler çoktan unutularak oysa..nedendi bu yalnızlığa koşuş..oysa böyle bitmemeliydi yeni doğmuşken ölüm..daha bitmemişti yazdığımız oyun..daha bağıra bağıra okuyacağımız şiirlerimiz vardı sokak ortasında..deli takliti yapacaktık daha akıllı olmadığımızı bile bile..daha yollarım vardı gidecek sonunda “hoşgeldin kadınım,hoşgeldin” diyen sese..bu kadar anarşistce olmamalıydı bitişler..buruk bir veda kaldı geride ve bir de içinde kaybolduğumuz geceler..
