| Küçükken boşluğa uzanan o minik ellerimle, herzamanki sabırsızlığıma yenilip tavanda asılı duran lambaya uzanmaya çalışırdırm. Üzerine ihtişamlı bir elbise gibi giydirilmiş avizesiyle ne kadar da çekici görünürdü gözüme. Hani derler ya, içi seni yakar dışı | ||
| beni diye, aynen öyle işte. Bir ürpertili dokunuşla kızaran ellerim ve canımın yanması da cabası tabi.
Yavaş yavaş ama çoğuna göre hızlı öğrendim sabırlı olmayı ve anlayışı… Kelimelerin anlamsızlaştığı yerde susmayı… Kelimelerin de israf edilememesi gerektiğini öğrendim zamanla. Galiba bu yüzdendi suskunluklarım. Kimileri başka şeyler aradılar hep bu suskunluğun altında. Yakın arkadaşlarım, bilmedikleri bir sıkıntım olup olmadığını düşündüler çoğu zaman; yeni tanıyanlar, çoğu zaman gizemli bir kutu gibi gördüler. Tanımaya çalışan kızların çoğu da başka bir sevda mı var zihninde diye yanıldılar, köşede olmaktan korktular ve tanımaktan…Sanırım benim için en büyük artı(+) bu :)) Şimdiki zamanlarımda ise lambaya uzanan minik ellerim olmasa da, sabahın dördünde lambaya ilişen gözlerimle parlak hayallerdeyim. Gerçekleşen hayallerimden güç alıp, gerçekleştirmek istediklerim için daha fazla sabretmem gerekiyor. Bu yüzden Şebnem’in dediği gibi “Hayatıma giren herkese, yaşanmış herşeye, TEŞEKKÜRLER. Büyüyorum sizinle.” |
||
![]() |
Yavaş yavaş ama çoğuna göre hızlı öğrendim sabırlı olmayı ve anlayışı…
ben bunu hiçç öğrenemedimm…:(
uzun zaman olduu cümlelerininn tadınıı çokk özlemişimm….yine harikasınn sessiz cümlelerininn sessiz şairiii…teşekkürr ederimm..
Ben teşekkür ederim Nesiye. uzun zamandır seni göremeyince artık nete girmiyorsun ya da başka bir şair buldun zannettim ![]()
…başka bir şair buldun zannettim
yerinii kimse dolduramazz sessizz cümlelerinn sessiz şairii…bunu unutmaa…artıkk buradayımm her zaman inşallahhh:)
sevgilerr….
Her çocuğun küçüklüğünün en güzel giyimli bebeklerindendir o lambalar… bir masal çocuğu da sizmişsiniz … yazınız hoştu teşekkürler paylaşımınız için ((: