Büyüyoruz, yaralar bereler alarak, kan revan içinde…Yaşam savaşı içersinde kendimizi hayatın sivri köşelerinin ortasında buluyoruz. Ne yaparsak yapalım yara almamamız mümkün değil. Kaysak bağlayan ama bir türlü kapanmayan yaraların bir tek ilacı var o da dost, dostlarımız. Onlar uçurumun kenarında o buz kesmiş elimizi tutan sıcacık el… En fırtınalı günlerde bize o kocaman kalbini açan liman…
Hepimizin dili , yüreği dostu, dostluğu aşağı yukarı böyle tanımlar. Peki bu hızla akıp giden
durmadan değişen dünyada kendi benliklerinden ödün veren insanlar hala böyle düşünüyorlar mı? Bir şarkıda olduğu gibi “iyi dostlar biriktirdim hepsi ailem oldu” diyorlar mı yoksa kimden ne koparırsam iyi düşüncesiyle bir köşeye mi atıyorlar dostluğu.
İnsanların düşüncelerini seçimleri belirler . Bizler hızla gelişen , durdurak bilmeyen bu dünyada seçimlerimiz maddiyattan kullanarak sırtımızı dayayacağımız duvarı ellerimizle yıkıyoruz ve yeşilden yoksun kuru ağaçlara dönüyoruz.
Bizler hayatımızı anlamlı kılan dostlarımıza gerektiği değeri vermeliyiz. Seçimlerimizi yaparken onları asla unutmalıyız çünkü biz sadece onlarla beraber büyük güçlü bir çınar olabiliriz.
….Bir şarkıda olduğu gibi “iyi dostlar biriktirdim hepsi ailem oldu” diyorlar mı yoksa…
Şebo ne güzel de söylemiş, kanka sen de çok güzel yazmışsın gerçekten. yitik duyguları bir kez daha hatırlatmışsın birçok kişiye bu yazınla. Artık kurtuluşun yok senin zaten. Bu cümlelerden kimseyi mahrut etmene de müsade yok ![]()
gerçekten güzel yazı olmuş kelimelrde çok anlamlı yitik duyguların peşinden insan yüreğinin gittiği yere kadar gitmeli.
Dostluğa verilen önem gün geçtikçe azalıyo gibi