Genç Haritacı’nın Bir Haftası ve 3 Özel Şey :)
Bu yazı {16 Mart 2007 || Cuma saat 15:58} sularında Genç Haritacı tarafından yazılmıştır.İnternet üzerinden gelen sıcak mimleme dalgası sitemizi de etkisi altına aldı
Yiğit tarafından mimlenmiş durumdayım. Şimdi sitemiz günlükçüler kervanına kısa süre önce yakuter‘in zorlamasıyla
katıldığı için haliyle kullanıcılarımızdan da bu mimleme olayını bilmeyenler vardır. Gerekli açıklamayı hamdi yaman yazısının ilk satırlarında anlatıyor.
Eh şimdi gelelim Genç Haritacı’nın yani benim bir haftalık yaşantıma. Haftamızın ilk günü pazartesi saat 9 da başlayan ders nedeniyle erkenden ayaktayım. Tranbzon’da okuyoruz ve bazı hocalarımız da şivelerini korudukları için bugün derse gitmeyi çok seviyorum. Özellikle bugünkü dersin hocasının bazı sözleri beni öldürüyor. Hemen olayı bir örnekle açıklayalım. İki hafta önceki derste söylediği bir söz “Şimdi sen onu demek istediysen ve şunu kastediyorsan o şudur”
Hadi çıkın işin işinden çıkabilirseniz. Bu dersi anlamak için ayriyeten hocanın dilini de öğrenmeniz gerekiyor
Pazartesi zaten öğleden sonra ders yok, hemen eve geliyorum ve biraz nette takılıyorum. Akşam güzel bir film, azıcık ders tamamdır. Günü kapattık
Sabah ola hayrola derken Salıyı yakalıyorum çoktan. Bugün çok rahatım. Çünkü dersim yok. Öğleye kadar yatıyorum. Sonra arkadaşlarla bir araya gelip edebiyattan, sanattan, şiirden, felsefeden, siyasetten konuşuyoruz. Arada bir yemek yapıp bulaşık yıkıyorum tabi bunları söylemeye gerek yok heralde. Öğrenciyiz napalım. Başa gelen çekilir.:) Çarşamba en sevdiğim günlerden biri. Çünkü bugün bölümden Eyüp arkadaşımızın “her hafta çarşamba bendesiniz, beraber kahvaltı yapacağız” sözünü unutmamak üzere sektirmeden ona gidiyoruz birkaç arkadaş. Yemek konusunda biraz yüzsüzümdür. Çok yerim ama kilo alamam. Tabi bu günü sevmemi sağlayan bir diğer etken Coğrafi bilgi sistemlerine olan merakım ve o gün Kent Bilgi Sistemleri dersinin olması. Gerçi bir önceki hafta uykusuz olduğum için derste uyuyakalmıştım. Sağolsun Tahsin Hoca uyandırdı beni
Çok kötü hissettim kendimi valla. Bugün öğleden sonram yine boş. Genelde bu boş vakitlerde bitirme konum için araştırma yaparak harcıyorum. Perşembe sabah 10:00 dan 15:00 e kadar okuldayım. Sonra klasik olarak her hafta yaptığımız gibi Emre ile Meydan da buluşup doğru sinemaya. Cuma günleri de en sevdiğim günler arasında. Öğleden sonra dersim olmaması ve haftasonuna öğleden sonra ders olmadan girmek gerçekten harika benim için. Eve gelip hemen güzel bir yemek yiyorum, ardından bir iki saat internette surf yapıyorum. Bilişim siteleri, mesleki siteler ve makaleler derken beynimin sulanmaya başladığını hissediyorum ve duşa giriyorum. Bu arada çayın suyunu koyup, duş ardından TV ile çay keyfi yapıyorum. Zaten benim TV ile pek hatta hiç aram yoktur. Sadece kahvaltı ve yemeklerde ve haftada birkaç defa yaptığım kısa keyif çaylarımı yudumlarken seyrederim. Cuma ve Cumartesi gece yarılarına kadar kalıp güzel birkaç film seyrettikten sonra ertesi gün zaten ancak öğleden sonra uyanabiliyorum ve sonra birgün yine gözümü öğleden sonra açıyorum ki derse geç kalmışım :=D günlerden Pazartesi.
Şimdi ise dananın kuyruğunun koptuğu asıl önemli konuya geldik. Hayatımda benim için çok ayrı yeri olan 3 Özel şeyin ne olduğu konusuna.
Birincisi: Dinlemekten asla bıkmadığım, hatta gece yatarken bile dinleyerek uyuduğum o mükemmel ses, ŞEBNEM FERAH. Derste olmadığım vakitlerin çoğunda onu dinliyorum. Okula giderken, gelirken, okulda, yatakta,kısaca her yerde
İkincisi: Şu an tam bu satırları yazarken yanıma gelen ev arkadaşımın teklifte bulunduğu şey; ÇİKOLATA. Elbette hayır demedim. Özellikle sıcak çikolataya bayılırım. Günde en az bir tane yemezsen ya da içmezsem içim rahat etmiyor. Hatta bazen bu isteğimi yenemeyip gece yarısı çikıp açık dükkan var mı diye aradığım çok olmuştur.
Üçüncüsü: Çok az kişinin bildiği şairane yönüm. Sırf bu sebepten, beni görmeden sözlerime aşık olan kişilerin sayısı hiçte az değil. Kusura bakmayı bayanlar ama ben mantık izdivacından yanayım.
Evet şimdi mimleme sırası bende. Bunlardan ilkini ben de Hamdi, ikincisini Yakuter ve üçüncüsünü de meslektaşımİbrahim Öztelli‘ye gönderiyorum.
Tavsiye Ettiğimiz Yazılar :
Çoğu arkadaşımın bildiği üzere Ankaralıyım. Final sınavlarını atlatıp memlekete dönmüşken buradaki günlükçü arkadaşlarla görüşelim istedik. Trabzon'a döndüğüm ilk günün sabahında her ne kadar ders aşkıyla yanan bir öğrenci olsamda, "ya kardeşim otur oturduğun yerde, yoldan geldin yorgu ...
Evet bugün site sayacına gözüm çarptığında farkettim ki Genç Haritacı'nın Günlüğü 1 yaşına gelmiş. Şimdi kafanız Genç Haritacı'nın Günlüğü (GHG) 1 yaşında GencHaritaci.Net nasıl 2.5 yaşında oluyor diye biraz karışmış olabilir. Özellikle de yakın zamanda sitemi takip etmeye başlayan arka ...
Cumartesi günü itibariyle sınavlarım başladı. Genelde kitap okumak ve kaynak taraması yapmak, bir de özellikle sınav dönemlerinde sınavlara hazırlanma moduna girebilmek için daha fazla uğradığım Karadeniz Teknik Üniversitesi kütüphanesinde birkaç hafta öncesinden bilgisayarlarda bir ...
Şimdi nerden çıktı buUbuntu demeyin bana. Ne yapayım bilişime meraklı biriyim işte. Bunu da geçtim, özgürlüğüme düşkün biriyimdir. Bu yüzden heralde "Özgür yazılım Felsefesi" ne yakınlığım. Zaten ilk defa ÖSS sonucumu öğrenmeye giderken klavyeye dokunan parmaklarımla zihnim bir olup belli bir za ...
Bugün Yakuter'in gönderdiği mail ile Ankara'da yapacağımız "Günlükçüler Buluşması"nın tarihlerinin 24-25 Şubat olduğunu öğrendim. Zaten ben de sömestr vesilesiyle Ankara'da olduğum için rahatlıkla katılırım diye düşündüğüm bu etkinliğe üniversitenin açılış tarihi olan 19 Şubat'tan sonra oluş ...
Yakuter'in geçen haftalarda kaleme aldığı Ya Öleceğinizi Bilseydiniz! yazısını okuduktan sonra güzel yorumlar gelmişti. Benimde çenem düştü :) Bayağı bir yazmışım, ama yazı çok hoşuma gittiği için bir iki gün sonra tekrar okumak istedim ve yeni eklenen yorumların olduğunu da gördüm. Ben de çorba ...
Dün gece ev arkadaşım gelipte "bu gece ay tutulacakmış :)" diyene kadar hiçbirşeyden haberim yoktu. Gerçi zaten tam o sıralarda başlamıştı tutulma. Balkona çıkıp şöyle kafamızı yukarıya diktik, gerçekten de ay tutlmaya başlamıştı. Galiba saat gece 11-12 arası birşeydi. Gerçi hava biraz pusl ...
Nasıl da akıp geçti zaman. Daha bundan 2-3 sene öncesinde mezun olmayı bekliyordum. Günler geçti, haftalar, aylar derken yıllar geçmeye başladı. Ben artık mezunum. Öğrenciydi o zaman Genç Haritacı, şimdi yine öğrenci. Ama çalışan, iş-güç sahibi bir öğrenci. Hatta memur bir öğrenci olduğunu söyl ...








tataryigit diyor ki:
Mart 16th, 2007 at 17:46
bana da bi şiir yazsana kıza vereyim
Genc.Haritaci diyor ki:
Mart 16th, 2007 at 17:53
Tamam olur. Akşam msn de göndereyim sana
ama şiirlerim patentli baştan söyleyim. Sonra birgün senin kız başka bir yerde benim şiiri okuyup kızmasın sana hani sen yazmıştın bunu diye
zeynepde diyor ki:
Mart 17th, 2007 at 01:58
evt adem sıırlerını bılırız ama uzun zamandır okumadık.dersde ozellıklede ıyı ılham gelır ademe:) o gun KBS de cok komıktın cıdden yaa bn de cok guldum sana
hehe:))
nesiye diyor ki:
Mart 26th, 2007 at 21:05
bu sayede seni de tanımış oldukk genç haritacıı..bu mimleme işii güzel bi işmişş…
sevgilerr..
Genc.Haritaci diyor ki:
Mart 27th, 2007 at 01:40
Bu mimleme işi olsun olmasın, internet alemine girdiğim günden beri çok güzel şeyler yaşadım. Çok güzel insanlar tanıdım. Kimi arkadaşlarım ile gerçek hayatta tanışma fırsatım oldu. Burada olmaktan ve sizlerle olmaktan ben çok mutluyum. Umarım hep böyle kalırız. İnşallah bizler de sizleri zamanla tanırız. Aynı güzel temennilerle…
Genc.Haritaci diyor ki:
Mart 27th, 2007 at 01:51
Yiğit bu arada bir şiir yazdım. Senin kıza vermek için uygun değil ama istersen önce bir bak benim üslubuma hoşuna giderse ona göre şiir vereyim sana
Genç Haritacı'nın Bir Haftası ve 3 Özel Şey | Adem Kurtipek - Kişisel Blogu diyor ki:
Aralık 6th, 2007 at 22:37
[...] orijinal yayını:Genç Haritacı’nın Bir Haftası ve 3 Özel Şey `En Çok Yorum Alan [...]