Bıktım Sanal Hırsızlardan
| Önceden beri birçok arkadaşımla hem net üzerinden hem de gerçek hayatta yaptığımız tartışmalarda bu konuya değindik. Konumuz İçerik hırsızları ve bir diğer tabir ile sanal hırsızlar. Peki kim bu insanlar? Bu konuda birçok arkadaşımızın da benim gibi müzdarip olduğunu gayet iyi biliyorum. Bugün yaşadığım birkaç olay sonucu da bu konuda yazmaya karar verdim. | ||
|
Hepinizin bildiği üzere “Sessiz Cümlelerim” adını verdiğim ve bir dizi şeklinde yayına sunduğum çok öncelerden ve yeni yazdığım şiirlerimi sitemde yayınlamaya başladım. Fakat gördüm ki, benim şiirlerim nette dolaşmaya başlamış, forum sitelerinde özellikle dolaşıyor. Tamam iyi güzel bunun neresi kötü diyeceksiniz. Kötü olan ve iyi anlaşılması gereken tarafı şu. Neredeyse kopyalanan şiirlerimin hepsinde ne kaynak ne de yazar adı belirtilmiş. Bunu görünce çok sinirlendim. Önceden de birkaç forumda şiirlerimi görmüştüm. Fakat o zaman bunları yayınlayan arkadaşların saygılı davranışları hoşuma gitmişti. Çünkü yazara saygı duyarak ismimi belirtmişlerdi.
Ama son günlerde görüyorum da böyle bir durum artık olmamaya başladı. Bugün yine nette dolaşırken sitenin birinde şiirimi gördüm. Altına baktım, üstüne baktım ne yazar ismi ne kaynak mevcut. Eleştirmek adına bir yazı yazdım. Buradan da birkaç siteyi ifşa etmek istiyorum, amacım sitelere zarar vermek değil kimse yanlış anlamasın. Çünkü bunlar genelde forum siteleri ve kullanıcıları tarafından ekleniyor yazılar. Fakat sitenin de kuralları olmalı, başkasının hakkına, emeğine saygı göstermek gibi. Derken şiirimi yayınlayıpta yazar ismini zikretmeyen ve kaynak dahi belirtmeyen başka bir siteden ise şiirin asıl kaynaklarının olduğu sitelerin adreslerini verdiğim için atıldım. Neden mi? Reklam yapmak ile suçlandım. Bu çok adil değil mi. hayır arkadaşlar, bu hiç adil değil. Bu siteler kişilerin emeklerine saygı göstermedikçe ve başka yerlerden çalıp çırparak içeriklerini doldurdukça yaptıkları işler adil olamaz. En basitinden şuradaki linkleri bir inceleyin, ve yapılabilecek en büyük saygısızlıkları kendiniz görün. http://beysehir.gen.tr Bümin arkadaş sağolsun gerekli düzeltmeyi yaptı. Fakat Yeni Forum adını verdikleri yerde belirttiğim linkte şiirimi hala kaldırmadılar ya da gerekli düzeltmeyi yapmadılar ve hala çakal bir tane admin haysiyetsiz davranış sergilemeyi bir beceri zannetmeye devam ediyor. Ben normalde sessiz, sakin ve kolay kızmayan biriyimdir. Güzelce rica ettim bu kişilik yoksunu şahsa fakat bir küfretmediği kaldı bana. İki defa farklı takma isimle üye oldum ve iki defa siteden atıldım bu talepte bulunduğum için. Atılma sebebi ise aynı, “reklam”. Ulan ben ne reklamı yapacağım sizin sitenizde. Haritacı mı var ki. Peki bu şiirlerin orijinal kaynakları neydi, yani benim belirttiğim için adını zikretmek istemediğim siteden reklam gerekçesiyle atılma sebebim yani, Şiirin orijinal kaynakları: 1.Adem Kurtipek [Şiirlerin yazarı] 2.Genç Haritacı’nın Günlüğü (GencHaritaci.Net) Bu içerik hırsızlığıdır, kaynak göstermeksizin alıp kopyala-yapıştır mantığıyla birşeyleri başka sitelerden [Ç]almak gerçekten de çok ahlaksızca bir davranış. Fakat bu hırsızlığı yapan arkadaşlarını savunan Yeni Forum adminlerinden(j@ck@l) birisi, ki takma adı ile kişiselliğini özdeşleştirmeye çalışan biri olduğunun farkına vardım bir süre derdimi anlatmaya çalışınca. Nerdeyse bir küfretmediği kaldı. Arkadaşlar bu rezilliği yapan kişileri kınıyorum. Şiirlerimii çalıp kendisininmiş gibi forum sitelerinde ve başka yerlerde yayınlayanları da. |
||
![]() |




Sustum…
Şehirler bıraktım ardımda yıkık dökük,
Kelimeler bıraktım hep yarım,
İçinde en derin anlamları sakladığım.
Bekledim…
bende bu şiirini okulöncesi sitesinde kullanmıştımm..isim yazmadım ama alıntı olduğunu not düştüm altınaa..yanlış bir davranışsa yaptığımm özür diliyorumm adem..:(ama şiirlerinii sevdikleriminde okumasıydı tüm amacımm..
sevgilerr..
Amacın güzel Nesiye, keşke kaynak olarak adımı yazsaydın ya da en azından sitede şiirin bulunduğu adresi link olarak yazsaydın. Çünkü şiiri okuyanlar şiirin alıntı olduğunu bilecekler sadece, fakat kime ait olduğunu bilmeyecekler. Sessiz bir şair olabilirim ama adsız bir şair olmak istemiyorum
Amacın güzel Nesiye, keşke kaynak olarak adımı yazsaydın ya da en azından sitede şiirin bulunduğu adresi link olarak yazsaydın.
anlayışınn için teşekkürr ederimm..sitede ne olursa olsun başka bir site ismi yazmak yasakk
o yüzden yazamadım alıntı kaynağını..isim yazabilirdimm amaa düşüncesizlik ettim özür dilerim tekrar..(aslında sana sormadan isim yazmak da istemedim açıkçası..uzun zamandır burayada gelemediğim için sana sorma fırsatımda olmadı..sadece alıntı olduğunu belirttim
)çok daha dikkatli olacağım bundan sonraa..sevgilerr…
İsim ekleme şansın varsa, ya da site yöneticisinden talep ederek bunu yapabilirsin sanırım. Çünkü bu bir emek işi.
Maalesef internetin gerçeklerinden bunlar.
Ve yazık ki sadece şiir’de değil; (özellikle yabancı) makalelerde, blog yazılarında… da olan bir durum.
Arkadaşlar, artık herkes İngilizce biliyor. İngilizce bir eseri alıp, Türkçe’ye çevirince o eser size ait olmaz. Bunun farkında olmalıyız.
…
Bu durumun bir nedeni içeriği kişinin kendisine mal etmek isteme ‘ego’sal isteği.
Diğer bir nedeni ise, internet kültürümüzün yeni yeni oturması ve “link verme” alışkanlığımızın oluşmamış olması:
- link verme’nin içerik sahibine bir “teşekkür” olduğunun bilincine varırsak,
- bloglar için “trackback”ler ve “linkback”ler bırakmanın hem sizin için, hem de blog sahibi için çok yararlı olduğunu anlarsak,
- referans göstermenin en az referans verdiğimiz kişi kadar kendimize de yararı olduğunun bilincine varırsak…
o zaman bu sorunların hiçbiri kalmayacaktır.
…
Aslında cidden ince bir konu:
Mesela 20 ayrı makaleyi okuyup, sonra tüm sayfaları kapatıp, aklında ne kalıyorsa yazmak alıntı mıdır, yoksa ilham mıdır?
Bilimsel bir çalışma olsa her kaynağa teker teker atıfta bulunmak gerekir, ancak bu ciddi anlamda vakit ve emek isteyen bir süreç. Ve blog yazarlığını “akademik” değil, “hobi” amaçlı yapıyor çoğu insan.
Bu noktada kişinin vicdanı devreye giriyor bence.
Bilinmesi gereken, kimsenin kimseden gizlenemeyeceği; önünde sonunda sobeleneceğiniz.
Sevgiler.
İsim ekleme şansın varsa, ya da site yöneticisinden talep ederek bunu yapabilirsin sanırım. Çünkü bu bir emek işi.
uyarın için çok teşekkürr ederimm…isim eklemdim şiirin alltınaa ve genç haritacı diye de not düştüm:)..kesinlikle emeğe saygı…
sevgilerr..
@Volkan Özçelik
Haklısın Volkan, ben de başka sitelerden oldukça fazla yararlanıyorum ve sitemden yararlananlar da bunun farkında. Özellikle bilimsel makalelere yer vermeye çalışıyorum ve bunların hepsinde de direkt link vererek yapıyorum bunu. Hatta birçok farklı üniversiteden hocadan makalelerini sitemde yayınlamak için izin bile istedim. Sağolsun bir kısmı da bu izni verdi.
İngilizce çeviri yaparak ben de zaman zaman makale yazıyorum elbette, fakat şu kişinin makalesinden yararlandım diye altına not düşüyorum ya da makale içerisinde yer veriyorum. Adını bile bilmediğim, hiç tanımadığım bazı arkadaşlarım ders notu vb. dökümanlar gönderiyorlar siteye eklemem. Onlara bile isimlerini soruyorum ki şu kişi tarafından paylaşıldı diye zikretmek içn. Ama bıktırmaları yok mu beni. bu kadar da zor olmasa gerek altına şu kişide veya siteden alıntıdır diye yazmak.
@nesiye,
Evet nesiye dün zaten şiirimin bahsettiğin sitede olduğunu da gömüştüm. sana da ilgin için teşekkür ediyorum.
@nesiye,
Evet nesiye dün zaten şiirimin bahsettiğin sitede olduğunu da gömüştüm. sana da ilgin için teşekkür ediyorum.
ben teşekkürr ediorumm anlayışınn içinn…
Bu hırsızlıklarla ilgili ilginç bir anımı anlatmak istiyorum. İki sene kadar önce bir dergi için güvenlikle alakalı bir makale yazmıştım. Bu makalenin tamamı dergide yayınlanmadı, bir kısmını yayınladılar. Ben de editörle temasa geçip forum sayfamızda yayınlayacağımız söyledim, tamam dediler, yayınladım.
Makale biraz sansasyonel olduğu için beğenildi, edildi, elbette çalındı. Hatta google üzerinde aratınca, benim sayfam çıkmıyor bile. Elbette bu sayfaların bir kısmı düzgün bir şekilde atıfda bulunmuş sayfalar, onlara lafımız yok. Ama bir çoğu da “link vermek yasak” gibi aptalca ve komik sebeplerle makaleyi çalmış oluyorlar. (Ha ben makaleyi çaldım mı? Tartışılır. Yukarıda Volkan’ın dediği gibi 20 tane kitap okuyup yazdım)
Ancak çok daha ilginç bir şey oldu, makaleyi çalanlardan bazıları kendilerini öyle kaptırmışlar ki, bizim foruma üye olup, neden makalemizi çalıyorsunuz, hadi çaldınız alıntı olduğunu neden yazmıyorsunuz diyerek, evsahibini bastıran tipler bile çıktı. Şaşırdım, kitlendim
Sonuçta, belki de içeriği en fazla çalınan sitelerden birinde çalıştığımdan ötürü bu konuya ilgi gösterdim. Binlerce sebep bulabiliriz ama en önemli sebebin “kendine güvensizlik” olduğunu anladım. Kendi ahmak topluluğumla, ben çaliyim onlar söylesin tarzı bir yaklaşım. “Başka siteleri görmesinler bilmesinler böylece benim ne kadar zavallı olduğumu anlamasınlar” amaçlı işler.
Engellemek yakın gelecek için imkansız görünüyor.
@Tansu,
Makalenizi okudum, gerçekten de güzel bir makale ve size karşı verilen tepkileri de okudum. Aynı şeyleri şu an biz de yaşamaktayız. Çünkü sitemizin uzun bir mazisi yok gerçekten ve kısa zamanda alanında ilgi duyulan en popüler site oldu. Birileri de bencilliklerinin arkasına saklanıp, kulaklarını tıkayarak sanki hiçbir şey olmamış gibi başkasının emeğini çalıp(lütfen bu kelimeye dikkat!!) kendi emeği sayarak millete yalanlarla anlatmaya ve üstte kalmaya çalışmakta. Bu kendi tatminkar düşünceleri için onu muhafaza etmekte ve asıl içerik sahibini ise karalamakta ve hiçe saymakta. Ama dediğin gibi yakın gelecekte buna bir çözüm görünmüyor ve içerikler için sağlam bir lisanlama sisteminin getirilmesi şart gibi. Olur mu olmaz mı tartışılır elbette.
@wolfsilk, öncelikle teşekkür ederim. Miyadını dolduran bir makale artık o, zamanını çoktan geçti
Aslında çalıntı konusu, internet kirliliği başlığına giriyor. Ülkemizde maalesef çok büyük bir açık var bu konuda. En başta yukarıda tartışıldığı gibi içerik hırsızlığı hat safhada. Etik olmayan yayıncılık neredeyse %99 oranında. hack hük meselelerine hiç giriyorum, sonra başım belaya giriyor. Ben o vatansever hek takımlarına “çapulcu” diyorum kısaca. Temiz internet kampanyası yapmaya kalkan medya kuruluşları hep aynı noktada (ki biz bunu bence istemiyoruz) tıkanıyorlar, sansür/filtreleme.
Bu konuda neler yapılabilir üzerine çok düşündüm.
Elimizdeki şartlarda %100 etik (kullandığı resimlerden, hangi kelimelere link vermesi gerektiğini bilecek derecede) yayımcılık yapan popüler, tabiri caizse herkesi kucaklayan bir web sayfası yok. Bireysel çalışmalar elbetteki var ama ne bildirgeç, ne sözlük, ne de habertürk böyle bir olgunlukta değiller. İddia ediyorum şu an Türkiye’de hiçbir haber sitesitam anlamıyla düzgün değil. Örneğin gene Volkan’ın söylediği gibi, haberi ingilizceden çevirip, altına kaynak belirtilmiyor. En büyük sitelerde dahi bu böyle. Sanki haberin geçtiği yerdeymiş gibi imzasını atıyor.
Çapulcu deseniz, interneti işgal etmiş durumdalar. Sıradan kullanıcıların “neden olduğunu anlayamadığım” warez ve porno sevdası üzerine Türkiye’ye has kendi internet etiklerini oluşturmuş durumdalar.
PEki, gerçekten bilinçli, etiğe önem veren, düzgün yayımcı ne yapıyor? Blog yazıyor, kendini çapulculardan kurtarırsa müşteri buluyor, sessiz sedasız işini yapıyor.
Ancak burada çok küçük ama kilit bir nokta var gözden kaçan. Aslında interneti bu azınlık şekillendiriyor. Yukarıda saydığımız tüm çapulculardan ve habercilerden çok daha önceden trendlerin farkındalar, haberlerin farkındalar, neyin nereye gideceğinin farkındalar.
Bu amaçla, her türlü kişisel çıkardan bağımsız bir birlşeme gerekiyor. Gerekirse de bu ilkellikle, ilkelce savaşmak gerekiyor. İlkelce derken çok da ilkel yöntemleri kastetmiyorum
Ama bir takım güçlerin en doğru şekilde kararlar alabilme olasılığını beklemek akılsızca olur, bu sebeple birleşme şart. Ama zor.
[...] görmektir. Bunu engellemek için bir çok kişi yazdı, çizdi (ben, dmry, Hoplayan Manda, Genç Haritacı, h-yaman) Fakat tam olarak organize bir yapı yoktu bu içerik hırsızlarına karşı. Yeni [...]