| 3–4 yaşlarımdayken okula gitmeye pek hevesli bir çocuktum. Ben oyun oynamak için daha fazla arkadaş istiyordum ancak belli bir yaş grubunun üstündeki herkes okula gidiyordu. Eğer diyordum herkes erkenden kalkıp oyun oynamak ya da çizgi film izlemek yerine okula gidiyorsa okul gerçektende çok zevkli bir yer olmalı. | ||
| Üstelik bu düşüncemi doğrulayacak gözlemlerimde vardı. Mesela herkes okuldan yüzü gülerek ve arkadaşlarıyla geliyordu, hatta bazıları koşa koşa geliyordu. Bazı günler okul alanını hemen terk etmiyor hep beraber şarkı söylüyor sonra dağılıyorlardı. Bir gün top oynadığımız birisine sordum okul nasıl bir yer diye. Gerçekleri kabullenmem çok zor oldu. Bir kez kimse isteyerek gitmiyordu. Koşarak gelmelerinin sebebi ne kadar çabuk kurtulursak o kadar iyi demeleriydi. Okul bittiği için yüzlerinde hep o tatlı gülümseme vardı. Oysa artık çok geçti. Ben 6 yaşımdaydım. Anaokuluna başlamama ise bir gün kalmıştı. Ertesi gün annem elimden tutup okula getirdiğinde korkmadım. Öğretmenimle tanıştırıp beni bırakıp gittiğinde ağlamadım. Sessizce kaderimi kabullendim, acımı içime gömdüm. Ama pes etmeyecek, vazgeçmeyecektim. Düşmanımla savaşmaya karar verdim. Düşmanımı iyi tanımalıydım. Çevremi dikkatlice süzmeye başladım. Etrafta pek çok oyuncak vardı bu iyiye işaretti. Ayrıca istediğim gibi pek çok yaşıtım da vardı etrafta. Sayıca öğretmenden de fazlaydık. Okulu yenebilirdim, bunu başarabilirdim. Okulu fazla büyüttüğümü anladım. Korkulacak bir şey yoktu. Biz öğretmenlerden fazlaydık. Anaokulu vazifesini iyi yaptı. Okulu sevdirdi bana. Okul bazı kurallara uyduğumuz takdirde evdekinden daha çok oyuncakla oynayabileceğimiz bir yerdi. Şimdi bu kadar oyuncakla oynuyorsak kim bilir ilerde ne kadar çok oyuncakla oynayacaktık. Okulun sonuna doğru anı fotoğrafı çekilmesi için sınıfımıza bir fotoğrafçı geldi. Ben öyle öğretmenin sözlerini çok dinleyen bir öğrenci olmadığım için yine kendi halimde geziniyordum, sıra bana geldiğinde tuttular kolumdan öğretmenin masasına oturttular. Elime legovari bir şeyler tutuşturdular. Ben başkasının yaptığı şekille çekinmem dedim. Başladım hemen bir uçak yapmaya. Yok dediler buraya bak. (Fotoğrafçı da biliyordu ki objektif dese başka bir yere bakacaktım.) O an bir anlık hatamla hayatımda verdiğim tek masum fotoğrafımı çektiler. Bana kazık attılar. Er meydanına çıkma vakti gelmişti. O günden sonra hiç masum olmadım. İçimde uhde kaldı, ben uçak yapacaktım. |
||
Yazan: pars(tunga1071)
İlk yorumu ben yapayım. Çok ilginç bir yazı olmadı ama gerisini getirmeyi düşünüyorum ve hopbadanak başlamak istemedim, okul maceralarıma. Bir olay daha İlkokul 1′de sınıfta yine kendi halimde gezinirken öğretmenim dayanamayıp senden çöpcü bile olmaz! demiş. Bende on a: ‘Sen öğretmen olmuşsun da ne olmuş’ demişim. Şimdi eğitim fakültesinde okuyorum. Büyük lokma ye büyük laf etme. 7 yaşında bile!